Mersin’de engelli bireyler, sadece fiziksel engellerle değil; dar kaldırımlar, çalışmayan asansörler, hatalı rampalar ve duyarsız şehir planlamasıyla da mücadele ediyor. Engelliler Haftası’nda hatırlanıp yılın geri kalanında unutulduklarını söyleyen Mersin Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Azize Nalan Bakır, “Engel bedende değil, engel zihniyette” diyerek, yetkililere sert tepki gösterdi.
Mersin’de engelli bireyler için sokaklar adeta engelli parkuruna dönüşmüş durumda. Dar kaldırımlar, ortasına dikilen direkler, çalışmayan asansörler ve hatalı rampalar nedeniyle birçok vatandaş evinden çıkmaya korkarken, engelliler “Bir hafta değil, her gün yaşam mücadelesi veriyoruz” diyerek isyan etti. Yaşadıkları sorunları gazetemize anlatan Mersin Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Azize Nalan Bakır, dünyada milyonlarca engelli olduğunu belirterek, “Tam sayı belli değil ama artık çok sayıda engelli vatandaş var. Tabi tam anlamıyla engelli rakamını vermem mümkün değil. Çünkü artık parmağı kesilen engelli raporu alabiliyor. 2 tane parmağı çalışmayan engelli raporu alıyor. O yüzden rakam bilinmiyor ancak Türkiye’de 10 milyona yakın engelli olduğu söyleniyor. Bu sadece bedensel, zihinsel engelliler değil süregelen hastalıklardan, iş kazalarından dolayı engelli raporu alanlarda bu sayının içinde yer alıyor” dedi.
“ENGEL YOK AMA ENGEL OLAN VAR”
Engellilerin çok sayıda engelle karşılaştığını vurgulayan Bakır, “En çok yaşadığımız problemlerin başında işsizlik geliyor. Maalesef bir engellinin kendi hayatını geçindireceği bir iş alanı, bir sektör yok. Ancak çok az sayıda oda sınavda başarılı olursa memur olabiliyorlar. Çok akıllıysan yada ailen seni çok desteklerse ancak bir yerlere gelebiliyorsun. Onun dışında engelliler kaderine mahkum edilmiş durumda. Yine şehir merkezinde olanlar daha şanslı. Ben hep kırsalda yaşayan engellileri düşünürüm. Daha denizi görmeyen insanlar var. İşte biz engelliyiz yanındayız diye bir olay yok. Sen engelli vatandaşlarını önce rahat ettireceksin ki o zaman yanında olduğunu göstereceksin. Kameraların önünde işte biz engellilerin yanındayız, bir engellinin sorunlarını çözdük diyorlar. Kameralar kapanıyor ne sorun çözülüyor en engellinin sorunu bitiyor. Rampa yapıyorlar, Everest Dağı gibi. Kaldırım yapıyorlar, kaldırım ortasına direk dikiliyor. Yani bu mu engellinin yanında olmak. Engellinin yanında olmak için aslında engel yok ama engel olan var. Bacağı olmayanı engel sayma. Engel beyinde. Engellinin yanındayım deyip de kaldırımın ortasına hem trafoyu hem direği koyarsanız engelli nereden geçecek. Aşağı inse çok yoğun araç trafiği var, kaldırımdan gitmeye çalışsa geçemiyor. Engelli ne yapsın mecburen geri dönüyor. Üstgeçitlerde engelliler için asansörler yapılıyor 1 gün çalışıyor 10 gün çalışmıyor. Ulaşımda otobüste insanlar biraz vicdanlı olsun da yada şoför insin de rampayı açsın. Bunlar çözülmüş mü? Bana göre çözülmemiş ve daha çok sorunumuz var” şeklinde konuştu.
“BİZİM ENGELİMİZ HER GÜN VAR”
Geçen hafta Engelliler Haftası’nın kutlandığını hatırlatan Bakır, “Bizim engellimiz her gün var. Yani Engelliler Haftası’nda bir de 3 Aralık Engelliler Günü’nde bize hatırlıyor. Ne yapıyorlar ki. Engelliler Haftası geldi hadi sizi pikniğe götürelim, 2 soğuk sandviç yedirelim, bir ayran içirelim, sonra biraz eğlenin geri getirelim. Yani böyle anma mı olur? Engellileri bu haftada resmen reklam yüzü yapıyor. A belediye şunu yaptı. B belediye makarna yedirdi. C belediye onları havuza götürdü. Sen bunları hergün yapsana. Köylerde yaşayan engellilerin bir gün aşağı indirsenize. Bir sürü yeriniz var. Oraları panayır haline getirip, bu engellilere unutulmaz günler yaşatsanıza. Yılbaşı Pazarı gibi bir ortam oluştur hem engelli vatandaşlar biraz olsa da gelir elde etsin hem de eğlensinler” ifadelerini kullandı.
“KALDIRIMLARA DİREK KOYMUŞLAR”
Beklentilerinin çok basit olduğunun altını çizen Bakır, “Bende senin gibi, normal insanlar gibi sosyal aktiviteler yapayım, sosyal hayata karışayım, kimseye muhtaç olmadan gidip, geleyim, işimi kurabileyim, paramı kazanayım, evimde yaşayım. Engel yok engel olan var. Sosyal devletçilik, sosyal haklar engellilere de verilmesi gerekiyor. Engelliler 3 kuruş verip de ayak altından kaldırılmaması gerekiyor. Engellilere bir fırsat verilse, engelliler çok çalışan ve zekidirler. Mersin özelinde baktığımızda da bizim en büyük sorunlarımızdan biri aslında kaldırımlar ve rampalar. Bir yere rampa yapılmış, diğer tarafa yapılmamış. Bazı kurum yöneticileriyle görüşemiyoruz. Biz bunları sürekli söylüyoruz. Biz sadece konuşuyoruz ama icraat yok. Bir belediye başkanı bir baba olmalı. Çocuklarının dertlerini dinlemek zorunda. Aşağıdaki tabakalar at koşturmamalı. Bizzat belediye başkanları kontrol etmeli. Kaldırımları 10 defa söktüler 10 defa küçücük yer yaptılar. Kaldırımlara direk koymuşlar. Engellinin yanında kimse yoksa o vatandaş nasıl inecek. Bu benim sosyalleşmemi engelliyor, tek başıma dışarı çıkmamı engelliyor, bağımlılık haline getiriyor. Bunu kaldırmamız gerekiyor. Bizde bu toplumun evladıyız. Engelliler Haftasında hadi 2 çalgı, bir yemek sonra engelliler unutulsun gitsin. Bunlar olmamalı. Yani zaten bir hafta hatırlanıyor engelliler onu bile dolu dolu kutlayamıyoruz. Toplum engellinin ne olduğunu bilmiyor. Oysa bütün vatandaşlar engellinin sorunlarını, sıkıntılarını, yaşadığı problemleri bilmesi gerekiyor. İnsanlar engellilere acımasınlar, destek olsunlar. Özellikle zihinsel engelli vatandaşlara bir yer yapılması lazım. Anne ve babası öldükten sonra onlar nereye gidecekler, kimin elinde oyuncak olacaklar. Ellerimizde imkanlar var. Devletin bütün engellilere sahip çıkması gerekiyor” diye konuştu.
